Normal Geniz
Normal Geniz





Akut Otit ve İyileşme
Akut orta kulak iltihabı (sol sıra) ve iyileşdikten sonra (sağ sıra)





Allerjik Rinitte Geniz Görüntüleri
Allerjik Nezlede Geniz Görüntüleri





Büyük Bademciklere Örnekler
Büyük Bademciklere Örnekler





Geniz Eti Büyümesi (Adenoid Vejetasyon)
Geniz Eti Büyümesi
(Adenoid Vejetasyon)






Geniz Eti İltihabi (Adenoidit)
Geniz Eti İltihabi (Adenoidit)





Geniz Eti ve Ameliyat Sonrası
Geniz Eti ve Ameliyat Sonrası






İlaç Tedavisine Dirençli
Seröz otit (kulakta sıvı toplanması) ve Tüp Uygulaması






Kriptik Anjin (Tonsillit) Örnekleri
Kriptik Anjin (Tonsillit) Örnekleri





Normal Geniz ve Geniz Etleri
Normal Geniz ve Geniz Etleri





Normal Kulak Zarları
Normal Kulak Zarları






Orta Kulakta Sıvı Birikmesi
(Efüzyonlu-Seröz otit)






Otit Safhaları
Orta kulak iltihabının evreleri
 
ÇOCUK KBB HASTALIKLARI 
 

I. Bademcik ve Geniz Eti Sorunları
Bademcik vücutta ne işe yarar?
Bademcikler vücudun bağışıklık sisteminde rol oynayan lenf sisteminin boğazda yerleşmiş dokularından bir çiftidir. Özellikle üst solunum yollarından giren mikropların tanınarak vücudu savunmaya hazırlamak gibi basitçe tanımlanabilecek görevleri vardır.

Vücudun bademciğe ihtiyacı var mıdır?
Bademcikler özellikle çocukluk döneminde vücudun, hastalıklara karşı, ilk savunma bölgesini oluştururlar. Bununla birlikte genizde yerleşmiş, yine bademcik dokusu yapısında olan "adenoid" dediğimiz; halk arasında "geniz eti" olarak bilinen dokular da, aynı görevi görmektedirler. Yine vücutta sindirim sisteminin bazı bölgelerinde, dalakta ve kemik iliğinde ayrıca vücudun çok değişik yerlerine yerleşmiş olan lenf bezlerinde aynı görevi yapan dokular da mevcuttur. Bütün bunlara bağışıklıktan sorumlu lenf sistemi diyoruz.

Bademcikler neden şişer? Soğuk bir şey içmek şişmesi için bir sebep midir? Stres bademciği şişirir mi?
Bademcikler hemen daima damlacık infeksiyonu denen, kişiden kişiye tükürükle ve yakın temasla bulaşan mikroplar neniyle şişerler. Bu durumda bademcikler kızarır, bazen üzerlerinde beyaz döküntüler olur. Ateş, yutkunma güçlüğü, yutkunurken ağrı gibi eşlik eden belirtiler de bulunur. İnfeksiyon belirtisi olmayan, fakat yapısal olarak büyük bademcikler de olabilir. Soğuk bir şey içilmesi sağlıklı bir insanda herhangi bir bademcik sorununa yol açmazken, müzmin bademcik sorunu olan ya da bağışıklık sisteminin zayıf olduğu durumlarda yerel direnç düşüklüğü nedeniyle hastalığa neden olabilir. Stres bademciği şişirmez, ancak direnç düşüklüğüne yol açarak kolay hastalanmaya zemin hazırlayabilir.

Geniz eti nedir, bademcikten farkı nedir?
Halk arasında geniz eti denilen "adenoid" dokusu da aslında aynı bademcik gibi lenf yapısındadır ve üst solunum yolunun savunmasında rol oynar. Bademcikten en önemli farkı çok büyük olması halinde zaten küçük bir boşluk olan çocuk burun boşluğunu tıkamasıdır. Bu durumda bademcik ameliyatına kıyasla geniz eti'nin daha sık bir şekilde ameliyat edilmesine yol açmaktadır.

Bademcik alınmalı mıdır? Bademcik hep geniz eti ile birlikte mi alınır?
Özellikle bebeklik ve çocukluk döneminde bademcikler vücudun savunmasında önemli görev aldıkları için zorunlu koşullar dışında alınmaları uygun olmaz. Son yıllarda bademcik ameliyatları eskisi kadar sık uygulanmamaktadır. Geniz eti çok büyük ve çocuğun solunumunu engelliyorsa, ya da ilaç tedavisiyle düzelmeyen orta kulak sorunlarına yol açmış ise, fakat çocukta hiç bademcik iltihabı olmuyorsa bu durumda bademcikler alınmayabilir, sadece geniz eti'nin alınması yeterli olur.

Bademcikler ne zaman alınmalıdır?
Bademciklerin alınmasının en sık karşılaşılan sebepleri; üst üste son iki senede çocuğun 5-6 defadan daha fazla bademcik iltihabı olması, bademcik iltihaplarına sık sık halk arasında beta mikrobu denilen "beta hemolitik streptokok" bakterisinin sebep olması, çocuğun ateşli eklem ve kalp romatizması geçirmiş olması, sık bademcik iltihaplanmalarının yanı sıra geniz eti ve orta kulak sorunlarının da bulunuşu, çok sık tekrarlayan ve inatçı hale gelmiş çocuk sinüzitleriyle beraber bademcik ve geniz eti sorununun da bulunuşu, ameliyat nedenleri olarak sayılabilir. Yalnız başına büyük bademcikler bir ameliyat sebebi oluşturmazlar. Ancak beslenme ve solunum engellemesi yapan büyüklükte bademcikler ameliyat edilmelidir. Çocuklarda görülen "uyku apnesi" (uykuda soluksuz kalma nöbetleri) yine geniz eti ve bademciklerin alınmasını gerektiren bir durumdur. Ayrıca bademciklerde tümör, tüberküloz gibi farklı durumlarda da mutlaka bademcik ameliyatı gerekmektedir.

Beta mikrobu nedir, ne önemi vardır?
Beta mikrobu denilen streptokok bakterilerinin çok sık bademcik iltihabı yapma özellikleri vardır. Bu durumda özellikle üç ila beş yaşlar arasında geçirilen bademcik infeksiyonlarının komplikasyonu olarak kalp kapakçıkları ve böbreklerin işleyişi hasar görebilir. Bunlar çoğu kez beta streptokokların yol açtığı ateşli eklem romatizması ile beraber olur. Ailelerin boğaz kültürlerinde beta streptokok üremesi halinde adeta paniğe kapıldıklarını sıklıkla görmekteyiz. Ancak beta streptokoklar günümüzün gelişen sosyal ve ekonomik koşullarında yetişen çocuklarda çok daha az komplikasyona yol açmaktadır. Üstelik antibiyotik çağında bu tür komplikasyonlar hem engellenebilmekte hem de daha az görülmektedir.

Yaşa bağlı olarak bademcik daha çok mu sorun yaratır?
Bademcik sorunları en sık çocukluk döneminde görülür. Görülme sıklığı çocukların anaokulu, kreş ya da ilkokul gibi toplu yerlere başladıkları dönemlerde zirve yapar. Bademcik dokusu yaşla beraber giderek gerileyen-küçülen bir dokudur ve bu yüzden yirmili yaşlardan sonra daha az iltahaplanmalar gösterir. Bununla birlikte kırklı yaşlara kadar sürebilecek müzminleşmiş durumların görülmesi de çok nadir değildir.

Kaç yaşına kadar bademcik alınmalıdır?
Bademcik ameliyatları zorunlu haller dışında üç yaşın altında genellikle uygulanmaz. Ancak solunumu ileri derecede engelleyen büyük bademcikler üç yaşın altında da alınabilir. Genellikle bademcik ameliyatlarının en sık yapıldığı yaşlar 3 ila 10 yaşlar arasıdır. Bununla birlikte yirmili yaşlarda da zaman zaman ameliyat gerekli olabilmektedir. 30 yaşın üzerinde bademcik ameliyatı çok nadiren gerekli olmaktadır.

Bademcik ve geniz eti ameliyatı kararı nasıl alınır?
Burada anne ve babaların çocuktaki hastalığın sıklık ve şiddeti hakkındaki ifadeleri çok önemlidir. İleri derecede horlama, uykuda soluksuz kalma, beslenme ve gelişme bozukluğu, yüz kemiklerinin şekil bozukluğu, dişlerin bozuk çıkması, çocuk doktorunun ameliyat kararı alması, çok sık kullanılan ilaçlara yanıt alınamaması gibi durumlar küçük hastayı ameliyata aday kılar. Bunların yanında hastaların burun içerisi ve geniz bölgesinin ayrıntılı bir şekilde görülebildiği endoskopik muayeneleri gerekmektedir. Böylelikle doğru teşhis koymak ve ameliyat kararı vermek olanaklı olmaktadır.

Bademcik ameliyatlarının mevsimi var mıdır?
Eskiden yaz aylarında bademcik ameliyatı yapılmazdı. Bunun sebebi o dönemlerde çocuk felci salgınlarının yaygın olması idi. Günümüzde çocuk felci aşılanma ile neredeyse ortadan kalktığı için böyle bir şey söz konusu değildir. Ancak hala yaz aylarında bademcik ameliyatı yapmamak gibi bir gelenek ülkemizde sürmektedir. Aileler de bu ameliyatı yarıyıl tatilinde veya okulun kapanmasına yakın dönemlerde tercih etmektedirler.

Bademcik ameliyatı riskli midir?
Bademcik ameliyatının en önemli riski kanamadır. Hastalar çoğu kez çocuk olduklarından olası bir aşırı kanama bu riskin sorumlusudur. Günümüzde gelişen genel anestezi koşulları ve hastanelerin olanaklarının artmış olması bu riski çok azaltmaktadır. Bununla birlikte bademcik ameliyatı teknik olarak basit gözüken, fakat aslında bir büyük ameliyat ciddiyetiyle hazırlık yapılması gereken bir ameliyattır. Bir bademcik ameliyatı olurken dikkat edilmesi gereken en önemli şey hastanenin yoğun bakım ünitesi de olan tam donanımlı bir hastane olmasıdır. Koşulları yeterli olmayan poliklinik ve muayenehane gibi yerlerde bademcik ameliyatı risklidir.

Anestezi kullanımı şart mıdır?
Halk arasında narkozun fazla verilmesine bağlı komplikasyonlar olduğuna dair yaygın bir inanış vardır. Böyle bir durum söz konusu değildir. Ameliyat komplikasyonları çoğu kez donanım ve bakım koşullarının yetersizliğinden olabilmektedir. Günümüzde modern anestezi cihaz ve ilaçlarıyla genel anestezi kullanılması idealdir.

Kansız bademcik ameliyatı nedir?
Öncelikle bilinmelidir ki bademcik ve geniz eti vücudun en kanlı organlarındandır. Bu yüzden ameliyat sırasında daima bir miktar kanama olması beklenir. Önemli olan bu tür kanamaların ameliyat sırasında kontrol altına alınabilmesidir. Son zamanlarda ülkemizde de kullanılmaya başlayan ısı ve basınçla bademcik dokusunu ayırırken damarları pıhtılaştıran ve neredeyse hiç kanatmayan cihazlarda mevcuttur. "Thermal Welding" denilen bu aracı 1yıldır bizde başarı ile uygulamaktayız. Bu teknikte genellikle ameliyat sonrası ağrı olması da azdır. Bununla birlikte bademcik ameliyatlarında hangi araç ve teknik kullanılırsa kullanılsın kanama ve ağrı olabileceği bilinmelidir.

Bademcik ameliyatında yeni dönem
Klasik yapılan bademcik ameliyatlarında yaklaşık 2 hafta kadar sürebilen biyolojik yara iyileşmesinin yeni yöntemle yaklaşık bir hafta ile sınırlı olduğunu ve hastanın boğaz ağrısı ve yutkunma güçlüğü gibi şikayetlerinin de, eğer olursa, birkaç günden fazla sürmediğini belirten Doç. Dr. Erhun Şerbetçi, "Thermal Welding" yöntemi hakkında ise şu bilgileri verdi:

"Elektrik akımı yerine ısı enerjisi kullanılan bu yöntemde, ısı akışı sadece, dokuyu maşa gibi tutmaya yarayan ince uçlar arasındadır ki bu uçların eni sadece yarım milimetre kadardır. Bu yüzden çevre dokuya oluşabilecek ısı hasarı, diğer yöntemlere göre çok azalmaktadır. Bu durumda elektrik akımı kullanımı sonrası görülen ameliyat sonrası ağrılar, bu yeni yöntemle oldukça azalmaktadır. Kanamasız bir ortam sağlanmasının yanı sıra, cerrahın ameliyat süresince tek alet kullanması ve alet değiştirmemesi sonucunda da, tahmin edileceği gibi ameliyat süresinin kısalmasını sağlar.

Bu teknikle narkoz alım süresi kısalır, ağrının da az olması nedeniyle, hastanede kalış süresi de kısalır ve hasta aynı gün taburcu edilebilir. Bununla birlikte bu teknik her hastada uygun olmayabilir ve bazı hastalarda klasik yöntemin uygulanması gerekebilir "


II. Orta Kulakta İltihapsız Sıvı Birikimi (Efüzyonlu otit, Seröz otit)

Efüzyonlu otitis media nedir?

Efüzyonlu otitis media, orta kulakta iltihapsız sıvı birikimi anlamına gelir (Efüzyon, sıvı demektir). Sadece çocuklarda değil erişkinlerde de görülebilir. Genellikle problem oluşturmadan kendiliğinden iyileşir. Kendiliğinden geçmediği durumlar hariç antibiyotik kullanımı gerektirmez. Burunun kapatılarak kulağı açma girişimi sonrası orta kulak efüzyonu hastalarda bazen rahatlama olabilir.

Efüzyonlu otit neden olur?

Orta kulağın normal koşullarında, yutkunma esnasında orta kulağa östaki borusundan hava gelir. Orta kulak efüzyonunda östaki borusu tıkalıdır ve orta kulağa hava gelemez (nezle, grip, geniz eti). Kulak zarı arkasında sıvı birikir ve işitme azalır.
Sıvı birikimi iki nedenle olabilir. Birincisi, soğuk algınlığında çocuğun orta kulağı, aynı burnu gibi, sıvı üretir ve bu sıvı orta kulaktan burundan aktığı gibi akamaz, birikir. İkincisi, orta kulak iltihabı geçirmiş bir çocukta, sıvı orta kulakta uzun süre kalmış olabilir.
Yetişkinlerde, bazen uçak seyahati veya dalış sporları sonrası basınç değişikliklerine bağlı, bazen de geniz ve burunu tıkayan çeşitli hastalıklar (burun eğriliği, geniz eti, tümör) nedeniyle oluşabilir.

Efüzyonlu otit nasıl tespit edilir?
Çocuklarda için genellikle ailelerin gözlemlerine dayanır. Ebeveynler çocuğun seslendiklerinde duymadığını veya televizyonu yüksek sesle dinlediğini belirtirler. Okulda öğretmeni derse odaklanamadığını söyleyebilir. Yetişkinlerde ise kulakta tıkanıklık ve işitme kaybı olarak algılanır.
Kulak muayenesinde kulak zarı turuncu-kahverengi ve mat halde izlenir, bazen sıvı seviyesi de görülür. Tanıyı kesinleştirmek için basınç testi ve işitme testi yapılabilir.


Efüzyonlu otit nasıl tedavi edilir?
Genellikle kendiliğinden iyileşir. Fark edildiği durumlarda burun açıcı spreyler, akıntı kesici ilaçlar ve bazı durumlarda nadiren antibiyotik kullanımı gerekir. Tedavi yanında ciklet çiğnenmesi, bol sıvı alınması önerilir. İlaç tedavisine rağmen düzelmiyorsa orta kulaktan sıvının cerrahi müdahale ile boşaltılması ve bazen tüp takılması gerekir. Bu müdahale esnasında çocuk geniz eti açısından değerlendirilir ve gerekiyorsa geniz eti de alınır.

Niçin hemen antibiyotik kullanılmaz?
Çocuklarda gereksiz antibiyotik kullanımı zararlıdır. Her antibiyotik tedavisinden sonra burun ve boğazda bulunan mikroplar direnç kazanırlar. Dirençli mikroplar sıradan antibiyotiklerle tedavi edilemezler. Daha pahallı ve güçlü antibiyotik kullanımı gerekir. Bunlardan bazıları ancak hastane koşullarında verilebilir ve yan etkileri tehlikeli olabilir.

Efüzyonlu otit tedavi edilmezse ne olur?
Eğer dirençli bir sıvı birikimi varsa, sıvının yoğunluğu giderek artar. Orta kulakta oluşan negatif basınç nedeniyle kulak zarı içeriye çöker. Bu durum uzun sürerse zarın dayanıklılığı azalır ve çöküntüler kalıcı hale gelir. Zaman içinde eklenen orta kulak iltihapları ile kulak zarı delinebilir. Bu durumda işitme kaybı artabilir ve kalıcı olabilir.

III. Orta Kulak İltahabı (Otitis Media)

Otitis Media nedir?
Otitis media, orta kulak iltahabı demektir. Orta kulakta çeşitli nedenlere bağlı olarak infeksiyon gelişmesi sonucunda olur. Bir veya her iki kulakta da olabilir. Doktora götürülen çocuklarda en sık tanı konulan hastalık budur. Ayrıca çocuklarda görülen işitme kaybının en sık görülen sebebidir.
Çoğunlukla çocuklarda görülmekle birlikte, ara sıra erişkinler de bu hastalığa yakalanabilir. Sıklıkla kış aylarında veya ilkbahar mevsiminin ilk aylarında görülür.

Önemli midir?
Evet, önemlidir, çünkü ciddi kulak ağrısı ve işitme kaybına yol açabilir. İşitme kaybı, özellikle çocuklarda, öğrenme kapasitesinin azalmasına ve konuşmanın gecikmesine neden olabilir. Bununla birlikte,uygun şekilde ve erken tedavi edilirse, işitme genellikle tamamen düzelir.
Otitis media'nın diğer bir tehlikesi, infeksiyonun beyin ve iç kulak gibi komşu yapılara yayılma riskidir. Bu durumda, otitis media'nın belirtilerini tanımak ve erken tedavi için doktora başvurmak oldukça önemlidir.


Kulağımız nasıl çalışır?
Dış kulak çevredeki sesleri toplar. Orta kulak fındık boyutlarında, havayla dolu bir boşluktur ve dış kulaktan kağıt inceliğinde bir zar ile ayrılır. Kulak zarına üç tane küçük kulak kemikçiği tutunmuştur. Ses dalgaları kulak zarını titreştirdiğinde, kemikçikleri de hareketlendirir ve bu şekilde ses içkulağa iletilir. İç kulak titreşimleri elektrik sinyallere dönüştürerek beyine yollar.
İç kulak ayrıca dengenin korunmasında rol oynar. Sağlıklı bir orta kulakta dış ortamdaki atmosfer basıncına eşit miktarda basınç bulunur. Bu şekilde serbestçe titreşme gerçekleşebilir. Hava, orta kulağa östaki borusu yardımıyla gelir. Östaki borusu genzimiz ile orta kulak arasında bulunan, orta kulağın havalanmasını sağlayan tüp şeklinde bir oluşumdur. Esnediğimizde veya kulağımızda hafif bir patlama sesi duyduğumuzda, östaki borumuz, basıncı dengeleyebilmek için orta kulağımıza hava göndermiş demektir.


Neler Otitis Media'ya sebep olur?
Nezle, grip, alerji veya üst solunum yolu infeksiyonları esnasında östaki borumuz tıkanır ve kulak zarı arkasında bakteri ve virüsleri içeren sıvı birikimine yol açar. Bu infeksiyona akut otit, akut otitis media veya orta kulak iltahabı adı verilir. İltahabın birikmesi basınç artışına ve bu da kulak ağrısına yol açar. Ayrıca kulak zarında kızarıklık ve bombeleşme oluşur. Kulak zarı bu durumda uygun şekilde titreşemeyeceği için hastanın işitmesi azalır.
Bazen kulak zarı delinir ve iltahap kulaktan dışarıya akar. Ama daha sık, iltahap veya yoğun birikinti, östaki borusunun çalışmaması nedeniyle orta kulakta kalır. Bu duruma efüzyonlu otit, efüzyonlu otitis media veya orta kulakta sıvı birikimi adı verilir. Akut infeksiyon geçtikten sonra, birikinti orta kulakta kalır ve bir kaç hafta, ay ve hatta yıl bile sürebilir ve kronikleşebilir. Bu durum sık infeksiyon tekrarları ile kendini gösterebilir ve zamanla işitmenin daha da kötüleşmesine yol açabilir.


Belirtiler Nelerdir?

Bebek ve küçük çocuklarda:
- Kulağını çekmesi veya kaşıması, özellikle aşağıdakilerle birlikteyse,
1. işitme problemi
2. ağlama, huzursuzluk
3. ateş
4. kusma
5. kulak akıntısı
Büyük çocuklar, ergenler ve erişkinlerde:
- kulak ağrısı
- kulakta dolgunluk ve basınç hissi
- işitme problemi
- baş dönmesi, denge kaybı
- bulantı, kusma
- kulak akıntısı
- ateş
Erken ve etkin tedavi uygulanmadığı durumlarda, kulak infeksiyonu kronikleşebilir ve kalıcı işitme kayıplarına neden olabilir.


Doktorun ofisinde neler yapılacak?
Muayene esnasında doktor, otoskop adı verilen ve kulağı değerlendirmeye yarayan bir alet kullanacaktır. Bu şekilde kulak zarındaki kızarıklık ve/veya kulak zarı arkasındaki sıvı birikimi ve karakterini görebilecektir. Kulak zarındaki hareket azlığı ve kızarıklık kulak infeksiyonu varlığını gösterir.
Bundan başka, uygulanabilecek iki test ile yardımcı bilgiler edinilebilir
İşitme testi (Odiogram) ile işitme kaybının ne derecede ve hangi frekanslarda olduğunu belirlememizi sağlar.
Timpanogram (Basınç testi), östaki tüpünün çalışıp çalışmadığını ve kulak zarının hareketli olup olmadığını belirler.


Çocuk sinüzitleri aslında yaygın olarak bilinmeyen fakat uygulamada sık karşılaştığımız özellikli bir koşuldur. Sadece tanı ve tedavisindeki güçlükler nedeniyle değil fakat göz ve kafa içi yayılmalarına yol açma riski nedeniylede erişkin sinüzitlerinden farklılık gösterirler. Uzamış üst solunum yolu enfeksiyonlarında hemen daima sinüslerinde tutulduğu söylenebilir.
Sık rastlanılan bir belirtisi de inatçı öksürüklerdir. Çocuk sinüzitlerinin tanısı günümüzde endoskopik muayene ile konulur, sinüs grafisine çoğu kez gerek yoktur. Sık tekrarlayan bu inatçı koşul çocuk hekimlerinden çok bu konuda ağırlıklı çalışan bir KBB Uzmanının yaklaşımını gerektirir. Çocuk sinüzitlerinin tedavisi uzunca sürebilen tıbbi tedavi ile yapılır. Eğer geniz eti (adenoid ) sinüslerin temizlenmesini engelleyecek durumda görülürse ameliyatla uzaklaştırılması gerekebilir. Geniz eti ameliyatı sinüsleri rahatlatmakla birlikte bazı koşullarda sinüzit tekrarlamalarını önleyeme- yebilir. Çocuklarda endoskopik sinüs cerrahisi ise bazı özel koşul ve komplikasyonlarda sık olmaya-rak uygulanan ve özel araçlar ve ileri eğitim gerektiren bir tekniktir.

Çocuk horlamalarının en sık sebebi geniz boşluğunu dolduran adenoid kitlesi ve/veya büyük bademciklerdir. Bu koşul özellikle uykuda soluk tutma atakları ile beraberse küçümsenmemeli ve mutlaka araştırılmalıdır.

Halk arasındaki yaygın inanışın aksine bademcik ve geniz eti (tonsil-adenoid) ameliyatları basit kabul edilmemelidir. Bu ameliyatlar teknik olarak basit gözükebilir fakat uygun donanım ve koşullar-da yapılması gereklidir, genel anestezi altında ve gelişmiş ameliyathanelerde yapılması önerilir.

Yanlız başına büyük bademciklerde eğer solunum ve beslenme engellemesi yok ise genellikle ameliyat gerekmez. Üst üste 2 senedir çok sık (senede 5-6 kez ) enfeksiyonlara yol açmış yada komplikasyonlara götüren bademciklerde ise ameliyat kararı yaygın bir görüştür.
   
Bademcik ve geniz eti ameliyattan sonra tekrarlar mı ?
Bu soru neredeyse tüm anne ve babalarca sorulmaktadır. Genel olarak söylemek gerekirse bademcik dokusu kendisini sınırlayan kapsülü ile beraber tamamen çıkarılabildiği için tekrarlamaz , geniz eti ise iyi sınırlanmış bir doku değildir çıkarılması sırasında kalabilecek küçük parçalar yeniden büyüyebilir fakat olguların pek azında bu tekrarlama eskisi kadar belirgin hale gelerek yeni bir ameliyata sebep verebilir. Bu yüzden uygulamada tekrarlama endişesi yaşamak gereksizdir.

Bademcik ve geniz eti ameliyatlarının en önemli komplikasyonu kanamadır. Kanama ameliyat sonrası ilk haftalık süre içerisinde olabilir. Bu yüzden bu süre içerisinde çocuklara sıcak olmayan ve yumuşak-sulu besinler önerilir. Taburcu edildikten sonra görülecek taze kanamalarda mutlaka doktorun haberdar edilerek hastaneye geri dönülmesi gerekir.

Halk arasında beta mikrobu olarak bilinen " beta-hemolitik streptokok"lara bağlı bademcik iltahapları kuramsal olarak kalp kapakcıkları ve böbrek komplikasyonlarına yol açabildiği için, boğaz kültürlerinde ürediği zaman ailelerde panik havasına varan ciddi endişelere yol açmaktadır. Oysa bu ciddi komplikasyonların sosyo-ekonomik koşulların gelişmesi ile giderek azaldığı söylenebilir. Her beta-hemolitik streptokoksik infeksiyon böylesi komplikasyonlara götürmez. Genellikle 3 ila 5 yaşlar arasında geçirilen enfeksiyonlarda komplikasyon riski tepe yapar. Romatizmal ateşe yol açmayan olgularda telaşeye gerek yoktur. Bu olgularda günümüzde çocuk hekimleri tarafından iyi bir şekilde tedavi edilebilmektedirler.

Orta kulakta sıvı birikimi ile kendini gösteren, işitme kaybına yol açabilen "seröz otit" denilen kulak sorunu özellikle kulaklara tüp takma işlemi (grommet uygulaması) gerektirdiğinde ailelerin çoğunda ciddi endişelere yol açmaktadır. Aslında uygun donanım altında kulaklara tüp takılması teknik olarak ve hasta konforu açısından zor bir girişim değildir. Burada önemli nokta operasyon kararından önce KBB Uzmanının yeterli bulacağı bir süre çocuğun izleniminin aksatılmamasıdır. Böylelikle gereken zamanda doğru karar alınması ile kötü sonuçlara yol açabilecek bir gecikme önlenmiş olunur.

Dış kulak yolu temizliğinin her banyodan sonra yapılması gereksizdir. Ayrıca çoğu kez bu işlem mevcut birikimin içeri doğru itilmesine yol açmaktadır. Gerçekten temizlenmesi gereken birikimler klinik belirtilere yol açanlardır ve bu işlem günümüzde bir uzman tarafından mikroskopik bakış altında dış kulak yolunun vakumla temizlenmesi ile yapılabilir.


Boyunda rastlanılan bezeler
çocuklarda sıkça görülür ve çoğu kez geçirilmiş üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağlıdır. Beta hemolitik streptokoklarda sıkça boyundaki lenf bezelerinin şişmesine yol açarlar. Genellikle çok sayıda bezelere rastlanılır ve bu durum bazı testlerle araştırılmayı ve çocuk hekimleri ile birlikte çalışmayı gerektirebilir.Boyunda bir tek ve bezelerden daha büyük ve değişik yerleşimli olabilecek şişlikler ise enfeksiyonların yanı sıra doğumsal yada edinsel bazı hastalıklar veya tümöral oluşumlar nedeniyle oluşabilir.

Üst solunum yolları allerjileri çocuk KBB hastalıklarında önemli bir yer tutar . Anne ve babası allerjik olan çocukların yarısında allerji gelişebilmektedir. Eğer anne babadan sadece birisi allerjik ise bu oran %30'a düşmektedir. Ailelerin konu ile ilgili en sık sorduğu sorular arasında allerji testleri de bulunmaktadır. Genel olarak allerji tanısında en önemli yeri aile hikayesi, klinik belirti ve bulgular tutar. Aslında allerjik deri testlerinin pek önemi yoktur. Gerekli durumlarda yapılan kan testleri daha anlamlı sonuçlar vermektedir. Ayrıca halk arasında aşı tedavisi olarak bilinen uygulama da giderek daha az önerilmektedir. Bu konuda en iyisi konu ile ilgili bir KBB uzmanı ve Çocuk hastalıkları uzmanının işbirliği içinde çalışmasıdır.

Dış Kulak Yolu İltahabı

Dış kulak yolu iltahabı nedir ve nasıl olur?

Çocuklarda dış kulak yolunda normal olarak kulak kiri bulunabilir. Kulak kiri banyo yaparken veya havuz ve denize girildiğinde ıslanır. Islandığında şişerek dış kulak yolunu kapatır ve kuruyup tekrar küçülene veya temizlenene kadar kulak tıkanıklığına veya ıslaklık hissine yol açabilir. Bazen ıslanan kulak kiri mikropların üremesine elverişli ortam oluşturur ve bakteriler veya mantarlara bağlı dış kulak yolu enfeksiyonlarına yol açar.

Dış kulak yolu iltahabının belirtileri nelerdir ?

Bu durumda genellikle tıkanıklık ile birlikte kulak önünde basma ile oluşan ağrı olur, beraberinde sarı/yeşil akıntı ve şişlikte olabilir.

Nasıl önlem alınabilir?

En temiz havuzlarda bile dış kulak yolu enfeksiyonunun görülme riski vardır. Deniz suyunda ise bu risk, yok denecek kadar azdır. Önlem olarak; kulak kirinin havuz veya deniz mevsimi öncesinde temizletilmesi, kulak pamukları ile dikkatlice dış kulak yolunun kurutulması, temizliği iyi olmayan deniz ve havuzların tercih edilmemesi önerilebilir. İltihap kaçınılmaz olduğunda ise, durum mutlaka kulak burun boğaz uzmanına başvurmayı ve tedavisini gerektirir.

Dış kulak yolu iltahabının tedavisi nedir?

Genellikle kulak kanalının kulak mikroskobu yardımıyla itina ile temizlenmesi sonrasında 5-7 gün süreyle antibiyotikli damla kullanımı tedavi için yeterlidir. Kulak kanalının şiş olduğu durumlarda bu tedaviye ek olarak kortizonlu damlalar veya kulak kanalına yerleştirilebilen süngersi genişleticiler kullanılabilir. Hastalığın daha şiddetli olduğu çocuklarda ise antibiyotik kullanımı gerekebilir.

 

 
 
 
 
Untitled Document

Bu site içeriğinin kopyalanması ve yeniden dağıtılması yasalara göre yasaklanmıştır.
Tıp bilimi değişimlere açıktır ve bu site içeriğindeki bilgilerden dolayı uygulamada KBB Nişantaşı Grubu sorumlu olamaz.

© Copyright 2009 KBB Nişantaşı Grubu. Tüm Hakları Saklıdır.
artworks: juvenis