Sinüzitlerde burun içinin
endoskopik görüntüleri
 
Alt konkaların (Burun eti şişlikleri)
 
Endoskopik sinüs cerrahisi sonucu sinüslerin açılmış ve çalışmaları normale dönmüş doğal kanalları
 
Konka ve burun orta bölmesinin ilişkilerine dair örnekler
 
Sinüsler ile ilgili değişik
endoskopik bulgular
 
Endoskopik sinüs cerrahisinden sonra iyileşmiş sinüslerin kanalları (Yukarıdan aşağıya: etmoid sinüs, yanak sinüsü, sfenoid-en derin sinüs, alın sinüsü)
 
Polipli sinüzitlere ait örnekler
 
Alt konka şişliklerine
değişik örnekler
 
Burun ve Sinüs Hastalıkları
 

> Burun-sinüs hastalıklarının tanı ve tedavisindeki gelişmeler KBB Uzmanlık alanındaki son yılların en önemli sayılabilecek gelişmelerini kapsamaktadır. Genel olarak belirtmek gerekirse burun-sinüs hastalıkları ve özellikle sinüzitler günümüzde çok daha rahat tanınmakta ve tedavi edilebilmektedirler.

> Günümüzde sinüs cerrahisi tamamen burun içerisinden çalışılarak ve en ince mesafeleri bile gözler önüne koyan endoskopik yöntemle yapılmaktadır. Endoskopik sinüs cerrahisi denilen bu tekniklerde kullanılan cerrahi araçlar da yakın zamanda geliştirilmiş özel araçlardır. Endoskopik sinüs cerrahisinin yaygınlaşması ile beraber yüksek orandaki başarısızlığı hastalar tarafından da bilinen eski tip sinüzit ameliyatları sınırlı bazı koşullar dışında artık kullanılmamaktadır. Bir başka deyişle sinüzit ameliyatları uygulanan teknik, hasta rahatı ve başarı oranı da göz önüne alındığında tamamen değişmiş durumdadır.

> Endoskopik sinüs cerrahisinde burun, sinüsler ve yüz bölgesinde gereksiz kemik yumuşak doku çalışması yapılmadığı için hastalar ameliyat sonrasını çok rahat geçirirler. Genel olarak cerrahi sonrası burun içerisine tampon konulmaz, gerekiyorsa sadece sinüs içerisine özel, küçük tamponlar konulur. Tamamen tamponsuz sonlandırılan ameliyatlar da olmaktadır. Bununla birlikte endoskopik sinüs cerrahisi asla basit bir teknik değildir. Bu sadece komplikasyonları önlemek açısından değil fakat başarıyı sağlamak açısından da böyle kabul edilmek zorundadır. Eğer size çok basit olduğu söylenilmişse burada olası olarak hasta rahatlılığının yüksek olduğu kastedilmiştir.

> Endoskopik sinüs cerrahisinin güvenli ve başarılı olabilmesi için hastanın ameliyat öncesi uygulanan tedavilerle iyi hazırlanmış olması, KBB Uzmanının da bu konuda özel eğitim almış ve deneyimli olması gerekmektedir.

> Endoskopik sinüs cerrahisindeki 15 yıllık deneyimle belirtmek gerekir ki, burun ve sinüs hastalıklarının tanısı iyi konulmuşsa tedavide başarı oranı çok yükselmekte. Tanı sırasında hedef doğru belirlenmemişse, başarı düşük olmaktadır.

> Endoskopik sinüs cerrahisi kararı hastanın klinik yakınmaları ve endoskopik burun içi muayenesi ile alınır. Sinüs tomografisi de anatomik ilişki ve komşulukları ve hastalığın yayılımını görerek cerrahi güvenliği sağlamak için, genellikle uygun bir tıbbi tedaviden sonra istenilir. Yalnız başına tomografi ile ameliyat kararı genellikle verilemez. Ameliyathanede hastanın tomografisine gerek vardır.Ameliyat sonrası hasta izlenimi ise endoskopik muayene ile yapılır, tomografik incelemeyi tekrarlamaya bazı özel koşullar dışında gerek yoktur.

> Genel olarak halk arasında sinüzit ameliyatlarında yüksek başarı olmadığına dair bir inanış vardır. Bu özellikle eski tip ameliyatlar yüzünden yaygınlaşmış bir düşüncedir. Oysa günümüzde endoskopik sinüs cerrahisi ile cerrahi başarı çok yükselmiştir. Bununla birlikte nadir rastlanılan kalıtsal sorunlarda, ki bu koşul ameliyat öncesi saptanabilmektedir çoğu kez, bazı bağışıklık sistemi sorunlarında ve allerjik ve polipli sinüzitlerde ; özellikle hasta eşlik eden tıbbi tedavi ile beraber iyi izlenilmemiş ve ameliyat sonrası bakım sürdürülmemişse beklentiler tam olarak karşılanamayabilir. Allerjik olgularda ameliyat öncesi ve sonrası uygun ilaç tedavisi başarı için gereklidir. Polipli sinüzitlerde "mikrodebrider"denilen özel aracın kullanılması başarıyı yükseltmektedir. Sık tekrarlayan ve sinüslerin kanal tıkanmasının sorumlu olduğu basit sinüzitlerde ise deneyimli bir uzman tama yakın bir cerrahi başarı sağlayabilmektedir. Cerrahinin başarılı olması için önemli bir koşul da hastanın sigara içmemesidir.Burun-sinüs mukozasının temizlenmesini bozan en önemli etkenlerden birisi sigara içimidir. Endoskopik sinüs cerrahisinin öncüleri arasında eğer hasta sigara içimini sürdürecekse ameliyatı üstlenmeyen uzmanlar vardır.

> Endoskopik sinüs cerrahisinin tekrarlanması gereken durumlarda ; ilk ameliyatta yol gösterici anatomi bozulmuş olabileceğinden sinüslerin gözlere ve kafa tabanına olan yakınlığı nedeniyle komplikasyon riskinin artmış olduğu söylenilebilir. Bu durumda komplikasyon riskini azaltan en önemli faktör uzmanın konuyla ilgili özel deneyimi olmasıdır.

> Aslında sinüs infeksiyonlarının çoğunda ameliyata gerek yoktur. Bir başka deyişle hastaların çoğu günümüzdeki uygun tıbbi tedavi seçenekleri ile iyileştirebilmektedirler. Bu tedavide uygulama süresi ve endoskopik izleme önem taşımaktadır.

> Balonla Sinüzit Tedavisi (Balon Sinoplasti): Kalp ve damar hastalıklarında damar tıkanıklığını açmak için kullanılmakta olan balonlu sondalara benzer bir yöntem yardımı ile sinüslerin kanallarını genişletmeyi amaçlayan bir girişim şeklidir. Henüz yeni olan bu teknik, az sayıda uygulanmıştır ve yaygın kabul görmüş bir teknik değildir. Bununla birlikte sadece sinüs kanallarının basitçe daralmış olduğu çok az sayıda sinüzitli hasta üzerinde etkili olabileceği düşünülerek üzerinde çalışmalar yapılmıştır. Diğer yandan bu durumdaki sinüzitlerin ilaçlarla iyileşebildiğini de unutmamak gerekir. Bununla birlikte bazı sınırlı durumlarda ve uygun hastalarda elbetteki uygulanabilir bir girişimdir. Ancak bu hasta gurubu tüm sinüzitli hastaların %10'u kadar bile değildir ve bu tekniği kesin çözüm olarak tanımlamak da doğru olmaz.

Bu teknik de ameliyathanede yapılır. Yapan uzmanın sinüs ameliyatlarında olduğu gibi çok deneyimli olması gereklidir. Uygulama genel anestezi gerektirir. Ayrıca endoskopik sinüs ameliyatlarında kullanılmayan radyoskopi cihazı burada kullanılmakta ve hasta ışın almaktadır. Bu işlem her zaman o kadar da kolay ve kısa olmamakta ve hasta 40-45 dakika narkoz ve ışın altında kalabilmektedir. Bu tekniğin uygulanabileceği hastaların çoğuna zaten ameliyat gerekmemekte ve ilaç tedavileri uygulanmaktadır. Sonuç olarak bu tekniğin ameliyata üstünlüğü yoktur ve ameliyat yerine kullanılması veya yaygın olarak tercih edilmesi söz konusu değildir. Ama ne yazık ki sinüzite kesin ve kolay bir çözüm yolu olarak tanıtıldığı reklamlar yapılmaktadır. Oysaki sinüzit hastalığı tek bir sebebe bağlı olmayan ve çok çeşitli özellikleri olabilen bir hastalıktır. Tedavi arayışında olan inatçı ve kronikleşmiş sinüzitli hastaların çoğunda polipler, anatomik sorunlar, alerjik zemin, kalıtsal ve çevresel faktörler sorumludur ve bu durumlarda balon hiç bir işe yaramaz. Burada sinüzit tedavisi sistematik bir tıbbi süreç ve gerektiğinde cerrahi uygulamalarla yapılır.

> Genellikle baş ağrısı yakınması olan hastalar bunu sinüzite bağlama eğilimindedirler, oysa baş ağrısı çok değişik sebeplere bağlı olabilir ve nörolojik sebepler daha sık görülmektedir. Bununla birlikte burun içinin kısa bir endoskopik muayenesi ile KBB Uzmanı ayırıcı tanıda özel bir yere sahiptir. Baş ağrısının belirgin bir sebebi gösterilememiş hastalara burun içi endoskopik muayenesi önerilir.

> Akciğer hastaları en azından bir kez mutlaka burun-sinus endoskopik muayenesinden geçmelidir. Günümüzde ilişkili olsun olmasın burun- sinus hastalıklarının akciğerleri olumsuz etkilediği iyi bilinmektedir.

> Üst solunum yolları alerjisinde burun- sinus endoskopik muayenesi yapılmadan alerji aşılarına başlanılması bilimsel değildir. Burun-sinus içerisinde yerel olarak tedaviyi gerektirecek bir koşul varsa aşı uygulamaları gerçek tedaviyi geciktirmekten başka işe yaramayacaktır.

> Estetik burun ameliyatı (rinoplasti) geçirmeden önce bir KBB Uzmanına da görünmek özellikle burun-sinus yakınmaları da olan hastalar için çok yararlı olabilir. Estetik kaygı işlev sorununun üzerinde olmasa gerektir. Ayrıca ne kadar mükemmel yapılmış olursa olsun estetik burun ameliyatlarından sonra değişen burun anatomisi nedeniyle hava geçişi daraldığı için bir miktar burun tıkanıklığı olabilmektedir.

> Burun tıkanıklığına yol açan ve halk arasında "kemik eğikliği" olarak bilinen deviasyon ameliyatı tamamen burun içerisinden yapılır , burnun dışında şişme -morarma ve bandaj uygulaması olmaz, burunda şekil bozukluğu yapmaz. Hastaların en sık ilgili olduğu konulardan biriside ameliyat sonrası kullanılan burun içi tamponlarıdır. Uygulamada hastalara çok rahatsızlık veren gazlı bez tamponlar artık neredeyse hiç kullanılmamaktadır. Onların yerini daha iyi kabul edilebilir, içinden hava geçebilen, tek parça süngerimsi tamponlar almıştır . Bazı koşullarda bu tamponlardan da hafif tamponlar kullanmak yada örneğin silikon stentlerle operasyonu tamponsuz sonlandırabilmek olanaklı olabilmektedir. Deviasyon ameliyatlarının başarısı, burun içerisinin endoskopik muayenesinin yaygınlaştığı günümüzde artmıştır. Bununla birlikte her deviasyon burun ve sinüs hastalıklarında rol oynamaz, bu yüzden endoskopik muayene çağında ameliyat gerektiren olgular da azalmıştır.





Burun tıkanıklığına yol açan çeşitli deviasyon (kemik eğrilikleri) örnekleri

> Erişkinde burun tıkanıklıklarının en sık sebeplerinden birisi de "konka şişmeleri"dir. Konkalar burun boşluğu yan duvarlarında bulunan, burun içerisinden geçen havayı ısıtan, nemlendiren ve temizleyen yumuşak dokulardır. Alerjik durumlarda, uzun süreli ve gelişigüzel burun açıcı damla kullanımlarında, uzun süreli burun tıkanıklıklarında, bazen estetik ameliyatlardan sonra ve diğer bazı burun - sinüs içi koşullarında büyüyerek burun tıkanıklığına yol açabilirler. Bu durumun tedavisi öncelikle ilaçlarla yapılır ve bu süre genellikle 1 aydan az değildir. Tıbbi tedaviye yanıt vermeyen olgularda değişik cerrahi teknikler uygulanmaktadır. Günümüzde konkaların tamamen çıkarıldığı geleneksel ameliyat artık çok sık yapılmamaktadır. Bu ameliyat genellikle kanamalıdır, burun içerisine hasta rahatını çok bozabilecek sıkı tamponların konmasını gerektirebilir, ameliyat sonrası iyileşme süresi uzundur ve çekilen sıkıntı beklenen başarıyı getirmeyebilir. Konka cerrahisinde günümüzde bu dokunun tamamen çıkartılmasından çok onun küçültülmesi ve yeniden şişmesinin önlenmesi amaçlanmaktadır. Bu bakışla endoskopik cerrahi tekniklerin yanı sıra, genellikle kanamasız - tamponsuz ve günübirlik bir cerrahi ile hasta rahatını fazla bozmayan lazer (laser) yada radyofrekans yardımlı teknikler tercih edilmektedir. Konka cerrahisinde bu tekniklerin başarılı olabilmesi için uygun hasta seçimi, burun içerisinde tercih edilen lazerlerin kullanılması ( KTP, Holmium:YAG yada Nd:YAG gibi), enerjisinin kontrol edilebildiği radyofrekans cihazlarının kullanılması ve endoskopik olarak çalışılması gerekmektedir. Yerel anestezi ile yapılabilen bu girişimin muayenehane koşullarından çok hastaların tıbbi olarak daha iyi yönetilebildikleri ameliyathane koşullarında yapılması önerilir.

Burun Tıkanıklığında Klasik Ameliyatlar Dışında Uygulanan Yeni Yöntemler
> Burun boşluğu yan duvarında bulunan ve halk arasında "burun eti" denilen konka şişmeleri, artık ağır bir ameliyat gerektirmeden yeni araçların kullanımıyla tedavi edilebiliyor. Burun içindeki konka denilen bu yumuşak doku şişlikleri öncelikle ilaç tedavisi altında küçültülmeye çalışılıyor. Ancak hastaların önemli bir kısmında bu tedaviler yeterli ve kalıcı sonuç vermeyebiliyor. Bu durumda şişmiş olan bu dokuları lokal anestezi altında günübirlik cerrahi şeklinde ve hastanın burun içerisine tampon koymadan tedavi edebilmek olanaklı. Lazer ve/veya radyofrekans gibi araçların kullanılması ile bu işlem hasta konforu adına kolay bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. Merkezimiz, burun içerisinde çok etkili olan Ho:Yag lazer kullanımında 10 yıllık deneyime sahiptir. Yaklaşık 5 yıldır uygulanmakta olan radyofrekans cihazları ile aynı sürede deneyimimiz bulunmaktadır.

Göz yaşı kanalı tıkanıklıkları

> Yıllardır göz hastalıkları uzmanlarının burun dışından, yüzde açık kesi ile yaptıkları göz yaşı kanal tıkanıklığı ameliyatları, endoskopik burun-sinüs cerrahisinin gelişmesi ile beraber dışarıdan her hangi bir kesi yapmaksızın tamamen burun içerisinden yapılır hale gelmiştir. Bu konunun cerrahisi tüm gelişmiş dünyada artık endoskopik sinüs cerrahisi yapan uzmanların alanına girmiştir. Bununla birlikte hastalığın kendisi göz hastalıkları uzmanınındır. Göz hastalıkları uzmanı tanıyı koyar, ameliyat kararını alır, KBB uzmanına ameliyat sırasında yardım eder ve hastanın ameliyat sonrası izlenimi birlikte yapılır. Bu cerrahi endoskopik sinüs araçları ile yapılabileceği gibi, Ho:YAG yada diyot laser gibi laserlerin kullanımı ile de yapılabilir. Laser yardımlı cerrahide çalışma kolaylığı çok daha yüksektir. Hasta rahatlığı da her iki teknikte eski ameliyatla kıyaslanmayacak kadar yüksektir, başarı oranı ise bu konuda deneyimli merkezlerde %90'ları bulmaktadır.

Gözyaşı kanallarının burun içerisine açılma yerleri

Burun içerisinden endoskopla yapılabilen diğer ameliyatlar
> Günümüzde burun içerisinden endoskoplarla çalışılarak yapılan sinüzit ve bazı burun tıkanıklıkları ameliyatları dışında göz yaşı tıkanıklıkları ameliyatları, görme siniri ile ilgili bazı ileri ameliyatlar, tiroid hastalıklarında görülen ve ekzoftalmi denilen göz küresinin itilmesinin giderilmesi ameliyatları ve bazı hipofiz bezi tümörleri de bu şekilde yapılabilmektedir. Ancak bu cerrahilerin kesinlikle ileri uzmanlık gerektirdiğinin bilinmesi gerekmektedir.

Burunun en az nefes almak kadar önemli olan işlevi:
Koku duyumuz ile ilgili ilginç bilgiler

•  2004 yılı Nobel Tıp ödülü koku üzerine yapılan araştırmaya verildi.
•  Koku duyusu kişinin mutluluk ve hayat kalitesinde hayati bir rol oynuyor.
•  Her şahsın kendi kokusu ayrı . Adeta bir koku- parmak izi gibi.
•  Koku ve seks . Freud'un en yakın arkadaşı koku üzerine çalışan bir KBB uzmanı idi.
•  Koku duyumuz uykuda bile çalışan tek duyu.
•  Koku almak hayat kurtarıyor.
•  Koku ve tad duyusu bir mesleğin en önemli araçları : Gurmelik.
•  Koku kayıpları önemli hastalıkların belirtisi olabiliyor.
•  Koku kaybı olanlar tad alamıyorlar.
•  Koku kayıplarının tedavisi : Bir ileri uzmanlık alanı
•  Kadınların koku duyusu daha gelişmiştir.
•  10.000 ayrı kokuyu alabiliyoruz.
•  Koku hafızamız göz hafızamızdan daha güçlü.
•  En çok ihmal edilen duyumuz : Koku
•  Koku ile yapılan tedavi yöntemleri : Aromaterapi
•  Vücudumuzda en fazla Kök Hücre nerede : Koku bölgesinde.

Burun
ve Sinüs hastalıkları ile ilgili daha ileri bilgiler için www.sinuzit.com adresimiz hazırlanmıştır.

Horlama ve uyku apnesi sendromu

> Şiddetli horlama ve uykuda soluk tutmalar ile kendisini gösteren bu hastalık bazı ileri koşullarda aslında ciddi bir durum yaratmaktadır. Ancak konu sadece ülkemizde değil fakat gelişmiş ülkelerde bile magazin konusu yapılmış ve halende yapılmaktadır. Son yıllarda sahamızdaki hiçbir hastalık için bu kadar reklam suistimali yapılmamıştır. Günübirlik basit operasyon seçenekleri ana haber bültenlerine kadar çıkmıştır. Oysa özellikle aşırı kilolu, kilo veremeyen, gündüz uyuklamaları olan hastalarda reklamı yapılan çoğu uygulamanın yeri olmadığını söylemek yanlış bir genelleme olmaz. Bu hastalar horlamadan çok onunla birlikte olan apnelerin -uyku sırasında 10 sn. üzerinde soluk durmalarının yol açtığı sıkıntılara sahiptir ve aslında tedavi arayışında olan hastalarda çoğu kez bu gruba girmektedirler. Eğer hasta uykusundan kendi horlamasına karşı yada soluk açlığı ile uyanıyorsa, sabah baş ağrısı ile ve veya hiç dinlenmemiş gibi kalkıyorsa, gündüz etkinlikleri sırasında uyuklama eğilimi tanımlıyorsa ve aile fertleri horlaması ve solunum şekli ile ilgili ciddi yakınmalarda bulunuyorsa konunun araştırılması mutlaka gereklidir. Bu araştırma tam bir üst solunum yolları endoskopik muayenesinden sonra gerekiyorsa bir uyku laboratuarında yapılan incelemeleri kapsar. Uyku laboratuarlarında hastanın bir gece geçirmesi istenilerek uykuda beyin çalışması, vücudun hareketleri, oksijen düzeyi, kalp çalışması gibi değişik işleyişler incelenir. Polisomnografi denilen bu incelemeden sonra eğer uykuda soluksuz kalma oranı (apne-hipopne indeksi ) belirli bir sınırın üzerinde bulunmuş ise tedavi için basit araçlar yada basit veya ileri cerrahi teknikler söz konusu değildir. Bu durumda hasta uyku laboratuarında çalışan konuyla ilgili nörologların tedavisi altına girer ve "CPAP" denilen uykuda daimi pozitif hava basıncı veren cihazla tedavi uygulaması başlanır. Genellikle hastalar bir cihazla uyumaya başlangıçta karşı çıkmaktadırlar fakat uygulama ile olumlu sonuçlar alındığında zamanla memnuniyetleri ve uyumları artmaktadır. Eğer uykuda soluk tutma oranı belirli bir oranın altında ise bazı cerrahi teknikler önerilebilir. Bu hastalığın ileri cerrahisinde çok değişik teknikler tartışılmakta olup aslında uygulama ve sonuçlar gözönüne alındığında hiç birisi basit gözükmemektedir. Eğer hastanın sorunu sadece horlama ise yani uykuda soluk tutma oranı fizyolojik sınırlarda bulunmuş ise ve horlamaya sadece küçük dil ve yumuşak damak bölgesinin yol açtığı düşünülüyorsa lazerle veya radyofrekans ile yapılabilecek ayaktan yada burun tıkanıklığının da kapsandığı günü birlik bir cerrahi söz konusu olabilirki bu durum aslında genel olarak bakıldığında hastaların çoğunu kapsamamaktadır.

Başa Dön
 

 
 
 
 
 
Untitled Document

Bu site içeriğinin kopyalanması ve yeniden dağıtılması yasalara göre yasaklanmıştır.
Tıp bilimi değişimlere açıktır ve bu site içeriğindeki bilgilerden dolayı uygulamada KBB Nişantaşı Grubu sorumlu olamaz.

© Copyright 2009 KBB Nişantaşı Grubu. Tüm Hakları Saklıdır.
artworks: juvenis